Hayat bir alışveriştir!

Anasayfa » Makaleler » Hayat bir alışveriştir!
share on facebook  tweet  share on google  print  

Hayat bir alışveriştir!

"Makaleler" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
Hayat

Hayat bir alışveriştir! 

Hayat bir alışveriş demişti bir zamanlar bir büyüğüm. O zaman tam anlamıyla ne demek istediğini anlayamamıştım. Aradan on yılı aşkın bir süre geçti; o anı o kadar iyi hatırlıyorum ve her hatırladığımda, ne kadar güzel bir ifade kullanmış hayatı tarif etmek için diyorum.  

Hepimiz evlatlarımız için bir şeyler yapma gayret içerisindeyiz. Hepimiz en güzeli olsun istiyoruz. Bilmediğimiz konularda sıkılıyor, bizden daha tecrübelilere, bu işin uzmanlarına danışıyoruz. Giderek bilgi dağarcığımız genişliyor, tecrübemiz artıyor. Üstelik çocuklarımızı iyi yetiştirmek vesilesi ile öğrendiklerimizi tüm ilişkilerimize de yansıtmanın keyfini almaya başlıyoruz.  

Evet; hayat bir alışveriş, hayatta ne ekersek onu biçiyoruz. Bazen çocuğumuz ile ilgili bir sıkıntı baş gösteriyor. Üzerimize düşeni layıkıyla yapmaya gayret ederken belki sıkılıyoruz, üzülüyoruz ama bir süre sonra bakıyoruz ki ektiğimizi biçmeye başlamışız. Çocuğumuzu iyi yetiştirmek için yaptığımız yatırımlar meyvesini vermeye başlamış. Artık karşımızda giderek kendi ayaklarının üzerinde erdemli bir şekilde durmaya gayret eden, hayatı faziletler cephesinden yakalayan, paylaşımcı, sorumluluk sahibi, geleceklerimizi emanet edebileceğimiz bir genç şekilleniyor. İşte o zaman iyi ki bu ticarete atılmışım, iyi ki bu alış verişi yapmışım diyoruz.  

Ya da bir erişkin ile olan ilişkimizi ele alalım. O ilişkiyi en güzel şekilde biçimlendirme gayretimiz mutlaka bize güzel bir geri dönüşle neticeleniyor. Yaptığımız bir iyilik, gösterdiğimiz güleryüz, hal hatır sorma gibi günlük hayatımızın unutulan tatlı ritüellerini kullanmak, bir de bakıyoruz ki karşımızdakini bize dost kılmış. Yani karlı bir alışveriş içerisindeyiz.  

Bir de tersini düşünelim. Çocuklarımızı kimin şekillendirdiği belli olmayan üstelik de bizim çocuğumuza hiç de uygun olmayan kalıplar içerisine sıkıştırma gayreti içerisinde olsak ya da herhangi bir kişiyle sadece menfaatler açısından bir ilişki kursak; bu alışverişten iki tarafında zararlı çıktığını görürüz. Üstelik mutsuzluğumuzun sebebinin bu anlamsız alışveriş olduğunu unutur, hayata küseriz.  

Bu anlamda günlük hayatta karşılaştığımız her insanı, yaşadığımız her olayı; mutluluğumuzun vesilesi olacak karlı bir alışveriş fenomeni içerisinde ele almak en doğrusu. Onlar bizi üzüyor ya da sıkıntılı bir duruma sürükler gibi gözükebilirler ama o sıkıntıdan kurtulmak için göstereceğimiz iyi niyetli ve doğru çaba iki tarafı da birbirine ve güzele yaklaştıran bir vesile olacaktır.  

Bu kadar uzun bir giriş yaptıktan sonra sözü bir anne olarak çocuklarımıza getirmek istiyorum. Her anne evladının iyi bir insan olarak yetişmesini ister ve bu yönde çaba sarf eder. Benim de bu çaba çerçevesinde yapmaktan çok hoşnut kaldığım bir uğraşım var; çocuklarımın okullarındaki rehber öğretmenleriyle iş birliği yapmak. Bu hafta içerisinde okulumuz rehberlik servisinin hazırladığı bir sunuma katıldım. Sayın Cem Kaya hocamızın bir sunumu idi ve çok keyif aldım. Kendisine bu vesile ile bir kez daha teşekkür etmek isterim. “Okul, Aile ve Başarı” başlıklı bir sunumdu. Öğrendiklerimi çocuklarım ve hayatıma girecek tüm dostlarımla keyifli bir alışveriş yapabilmek için kullanıyorum ve sizlerle de paylaşmak istedim. 

Başarının tanımını yaptık.

Her hangi bir alandaki performansımızın bir öncekine göre daha iyi olduğu her durum, yani kendimizi geliştirebiliyor olmamız başarıdır.  Çocuğumuz için başarıyı sadece okul performası açısından ele almak yerine tüm gelişim alanında (zihinsel, sosyal, duygusal ve bedensel) gösterdiği ilerleme olarak algılamak, onun sağlıklı gelişimi açısından daha doğru olur.

  

 

Başarıyı olumlu ve olumsuz etkileyen faktörler vardır.

Olumsuz yönde etkili faktörlerden kıyaslama sıklıkla yapılan hatalı uygulamalardandır. Kıyaslamayı yapan kişiye karşı öfke duyulduğu gibi, kıyaslanılan kişiye karşı olumsuz duygu ve davranışlar geliştirilebilir.

 

Başarıyı olumlu etkileyen faktörlerden biriside takdir etmektir.

Takdir kişiliğe ya da doğuştan getirilen bir takım özelliklere değil davranışa yönelik olmalıdır. Çocuğumuzun takdir edilecek davranışının ne olduğunu ve bizi nasıl etkilediğini “Ben dilini” kullanarak ifade edebiliriz. Takdiri olumlu davranışın hemen ardından yaparsak ve sonucu değil de çabayı takdir edersek etkinliğini artırabiliriz.

 

Kaygıyı konuştuk.

Kaygı, ortada tehdit edici bir unsur olmaksızın, bu unsurun var olabileceğini düşünüp endişelenmektir. Her duygu gibi uygun dozdaki kaygı da olumlu olarak kullanılabilir. Kaygının yokluğunda hazırlanılan sınavın, yoğun kaygıyla hazırlanılan sınav gibi başarısız bir netice vermesinin neredeyse kaçınılmaz olduğu bir gerçektir. Bizi rahatsız etmeyen orta dozdaki kaygı ise başarı için gerekli olabilir.

Seminer sırasında yakaladığım ve tüm yaşantımızda kullanabileceğimizi düşündüğüm püf noktalarını paylaşmak isterim:

1)    Düşünceler duyguya, duygular davranışlara sebep olur. Düşünceye müdahale ederek davranışı düzeltebiliriz.  

2)    Evlerimizde sevdiklerimizle sohbet edebileceğimiz küçük sıcak köşeler oluşturabiliriz.

3)    İletişim egelerine takılmadan, davranış değişikliği oluşturabileceğimiz söylemlerimizde “Sandviç yöntemini” kullanabiliriz. Bu yöntemde önce olumlu, sonra olumsuz sonda tekrar olumlu bir söylemde bulunuyoruz.

4)    Eleştirilerimiz genele değil olaya yönelik olursa davranış değişikliği oluşturabilir.

5)    Her duygu dengeli olmak kaydıyla ve doğru şekilde yönetilerek olumlu yönde kullanılabilir.

6)    Birisiyle sohbet ederken onu dinleyelim, duygularını düzeltmeye çalışmayalım.

7)    Karşımızdakinin otomatikleşmiş olumsuz düşüncelerini fark etmesini sağlayalım. Olumsuz düşünceleri olumlularla değiştirmesine yardımcı olalım.  

Hepinize güzel bir hafta diliyorum… 

Saygılarımla 

Dr. Ayşe Nur Okçu 

Kaynak : Dr.Ayşe Nur Okçu
Tür : Yaşam Tarih : 24.10.2010
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta